Çocuk HaklarıPsikolojide Lisansüstü Eğitim KılavuzuSesimi DuyunBasında
   Buradasınız: >

PSİKOLOJİDE LİSANSÜSTÜ EĞİTİM KILAVUZU

İÇİNDEKİLER
Önsöz
Giriş
Lisansüstü Eğitim Nedir?
Başvurulacak Programı Nasıl Seçmeli?
Yurt Dışı Başvurularda Dikkat Edilecek Önemli Noktalar
Türkiye'de Lisansüstü Eğitime Başvuru
Türkiye'de Psikoloji ve Yakın Alanlardaki Lisansüstü Eğitim Programları
Ders Notu Ortalaması Nasıl Değerlendirilir?
Mülakat nedir, ne değildir?
İleriyi düşünen lisans öğrencilerine tavsiyeler
Lisansüstü Eğitim Başvuru Takvimi
Kaynaklar
Kılavuzu Yayına Hazırlayanlar
EK 1: Doktora Başvuru Süreci
EK 2: Kanada'da Danışmanlık Yüksek Lisansı
 
Ana Sayfa

TÜRKİYE’DE LİSANSÜSTÜ EĞİTİME BAŞVURU

 

Lisansüstü başvuru yapacak öğrencilerin belki de en fazla sıkıntı çektikleri ve aslında sıkıntı çekmemeleri gereken konuların başında Türkiye’de başvuru yapacakları programlar hakkında bilgi edinebilecekleri sağlam kaynak bulmak gelmektedir. Bu zorluk büyük ölçüde lisansüstü eğitimin Türkiye’de yeterince kurumsallaşmamış olmasından ve araştırmaları ile bilinen üniversitelerde (örn., ODTÜ) bile rektörlerin üniversitelerinin işlevini öğretim olarak tanımlamaları ile ilişkilidir. Gerek lisansüstü programların içerikleri gerekse bu programlara nasıl öğrenci alındığı ve başvuru tarihleri saydamlaşmak zorundadır.

Bu bölümde Türkiye’de lisansüstü eğitim başvuru süreci hakkında bilgiler vereceğiz. İzleyen bölümde ise Türkiye’de psikolojide ve yakın alanlardaki lisansüstü eğitim programlarının çok kesin olmayan bir listesini bulabilirsiniz.

1. Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (LES)

Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (LES) YÖK tarafından verilen bir kararla Türkiye’de lisansüstü programlar için bir başvuru zorunluluğu haline getirilmiştir. Yine YÖK tarafından alınan bir karar gereği olarak lisansüstü başvurularda LES’e verilen ağırlık %50’nin altına düşemez.

Lisansüstü başvuru yapacak öğrencilerin Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavını (LES) çoğunlukla Aralık ayında almaları gerekir. Bu sınava her yerde girilememektedir. Örneğin, 2001 Aralık Dönemi Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı 2 Aralık 2001 tarihinde üniversite rektörlüklerinin bulunduğu illerde yapılmıştır. Sınava girecek adayların bu sınavdan iki ay kadar önce, iki hafta gibi kısa bir dönem içerisinde başvuru yapmaları gerekmektedir. Örneğin 2 Aralık 2001 sınavı için 1-12 Ekim 2001 tarihleri arasında rektörlüklere başvuru yapılması gerekmektedir. Sınava girmek isteyen adayların kimi koşullara uygun olmaları da zorunludur.

Aralık 2001 sınavı için başvuru koşulları şöyleydi:

a ) Sınav tarihinden itibaren bir yıl içinde herhangi bir lisans programından mezun olabilecek durumda bulunanlar.
b ) Lisans programını bitirmiş olanlar
c ) Yüksek lisans (master) öğrenimini sürdürmekte olanlar
d ) Yüksek lisans (master) diplomasına sahip olanlar
e ) Doktora öğrenimini sürdürmekte olanlar
f ) Doktora diplomasına sahip olanlar.

YÖK’ün uygulamaları göz önünde tutulduğunda LES hafife alınmaması gereken bir sınavdır. Aşağıda yakın zamanda Adli Tıp Doktora Programına başvuru yapacağı için LES’e giren bir araştırma görevlisinin önerilerine yer vermeyi uygun bulduk:

“… LES ile ilgili aklımdaki birkaç şeyi size iletmek istedim. Biliyorsunuz bu sınav yılda iki kere yapılıyor ve bahar döneminde siz mezuniyet ve tezle boğuşma halinde olacaksınız. Bu sınavı kesinlikle hafife almamak lazım; anlamakta zorlandığım bir durum ama mezuniyet ortalamanızdan ve İngilizce düzeyinizden daha geniş bir paya sahip LES puanınız. Bu durumda hiç değilse biraz soru çözüp bu sınava girmekte fayda var bence. Piyasada LES'e hazırlık kitapları var, soru tiplerini tanımak ve sürat kazanmak işinize yarayacaktır. Uzatmadan, size önerim şu: bu sınavı mümkünse şimdi başvurup Aralık'ta alın, aradan çıksın bahara kalmasın, hem de durumunuzu sağlama alırsınız, gerekirse bir daha girersiniz. Bu tamamen kendi öğrenci kimliğimle sizinle paylaştığım bir fikrim, doğrusu budur demiyorum yani.” (Aslı Atamer, 3 Ekim 2001; özel yazışma)

2. Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (KPDS)

Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (KPDS) güz ve bahar dönemine denk gelecek şekilde her yıl iki kere yapılır. 2001 Kasımındaki sınav için adayların 10 Eylül – 21 Eylül gibi kısa bir aralıkta başvuru yapmaları gerekmektedir. KPDS için devlet memuru olmak gerekli değildir; araştırma görevlisi seçme ve atama işlemlerinde yabancı dil yeterlik sınavı yerine KPDS sonuçlarının kullanılması olanağı bulunduğundan, Yüksek Öğretim Kurulu’nun kararı uyarınca kendilerinden KPDS puanı istenen üniversite öğrencileri de bu sınava girebileceklerdir.

3. Referans Mektupları

Çoğu lisansüstü program başvuran adaylardan en az iki referans mektubu istemektedir. Başvuru tarihine yetişebilmesi için ve reddedilmemek için bu mektupları yazacak öğretim üyelerine en az bir ay öncesinden başvurun.

4. Bilim Sınavı

Bilim sınavı her yerde uygulanmamaktadır. Eğer başvuracağınız program bilim sınavı yapıyorsa büyük ihtimalle sınavdan geçme-kalma ölçütü olacaktır. Başvurunuzun bilim sınavında alacağınız düşük puanla yanmaması için, eksik aldığınız dersler varsa ve özellikle psikoloji dışında bir lisans programı bitirdiyseniz bir takım temel bilgileri tazelemeniz veya öğrenmeniz yararınızadır.

Bilim sınavları genelde az sayıda sorudan oluşmakta ve “klasik” formatta yani “yazılı” şeklinde yapılmaktadır. Sorular genelde geniş kapsamlıdır. Sınav sırasında kısa bir sürede bilgilerinizi ve yorumlarınızı harmanlamanız gerekeceği için sınavı almadan önce kendi kendinize temel bilgilerinizi kağıda dökme alıştırması yapabilirsiniz.

5. Mülakatlar

Hemen her programda başvuru yapan adaylar ile yüzyüze görüşmeler yapılır. Bilim sınavının uygulandığı programlarda (örn., Boğaziçi Psikoloji) bilim sınavını geçen adaylar görüşmeye çağrılır. Bilim sınavı yapılmayan programlarda (örn., ODTÜ Psikoloji) başvuruları eksiksiz adaylar görüşmeye çağrılır.

Bu görüşmelerin Bilim Sınavı kadar önemli olduğunu bilmek çok önemlidir. Özellikle de Bilim Sınavı yapılmayan programlarda en ağırlıklı değerlendirmeler bu görüşmelerde ve sonrasında gerçekleşmektedir.

Bir görüşmeye çağrıldığınızda, olumlu izlenim bırakmak için kendinize olan güveninizi – gerçekçiliğin sınırları içinde – sergilemeniz, istekliliğinizi, olumlu halinizi yansıtmanız gereklidir. Size ilgi alanınıza dair bilgi soruları da sorulabilir. Bu sorulara yanıt veremezsiniz moralinizi bozmayın ve görüşme boyunca güleryüzlü olmaya devam edin. Size doğal olarak neden o bölüme başvurduğunuz, o bölüm hakkında neler bildiğiniz, hangi hocalarla çalışmak istediğiniz gibi sorular sorulacaktır. Bu gibi soruların yanıtlarını daha önceden kafanızda oluşturun. Size sorulacak çoğu sorunun tek bir doğru yanıtı olmadığını, ancak sizin ne istediğinizi bilip bunu açık bir şekilde ifade edebildiğinizi göstermenizin çok önemli olduğunu unutmayın.

Başvuru görüşmesinde nelerin önemli ve daha uygun olduğuna ilişkin bir bölümü bu kılavuzun başka bir bölümünde bulabilirsiniz. Ama burada vurgulanmasında yarar olan bir noktayı hemen vurgulamak isteriz: görüşmelerde başvurunuzun bütünü ile tutarlı davranmanız çok önemlidir. Size yazdığınız niyet veya başvuru mektubunda söyledikleriniz hakkında sorular sorulacaktır. Size lisans eğitiminizde iyi veya kötü görünen noktalar, aldığınız seçmeli dersler konusunda sorular sorulabilir. Size mutlaka başvurduğunuz program hakkında sorular sorulacaktır: bu programa neden başvurduğunuzu çok iyi dile getirmelisiniz. Çelişkili ifadeler, gerçekçi olmayan açıklamalar görüşmenin olumsuz sonuçlanacağının neredeyse kesin habercisidir. Bu bağlamda başvurunuzda ve görüşmede dürüst olmanız çok önemlidir: dürüst olmazsanız çelişkili ifadeler kolaylaşacaktır.

Bu noktada yapılmaması gerekenler hakkında iki örnek vermek yararlı olabilir. Başvurunuzu kötü etkileyebilecek etkenlerden birisi, çalışmak için seçtiğiniz bir alan varsa bu alanın önemini ve başvurduğunuz program ile ilişkisini bilmemektir. ODTÜ Psikoloji Bölümü Gelişim Yüksek Lisans Programına başvuran kimi adaylar çalışmak istedikleri konunun tüp bebekler olduğunu söyledikten sonra “neden tüp bebekler?” “bu programda tüp bebekler hakkında neler öğrenebileceksiniz?” sorularını yanıtlayamamışlardı. Başvurunuzu kötü etkileyebilecek bir diğer etken ise, kendinizi mükemmel olarak tanıtmak ve başvurduğunuz programın aslında size yararı olmayacağı mesajını vermektir. Eğer başvurduğunuz programdan bir beklentiniz yoksa, bu programa başvurmamalısınız.

Kimi görüşmelerde sizin sorularınız olup olmadığı sorulabilir: bu soruların sizin program hakkında başka yerlerden edinmeniz mümkün olan ve bu nedenle de edinmiş olmanız gereken bilgileri sormaması gerekir.

Görüşmelerde size uygun gelmeyen, sizce çok özel sorular sorulursa bunlara yanıt vermemek hakkınızdır. Soruyu uygun bulmadığınızı ve yanıtlamak istemediğinizi uygun bir şekilde açıklamanız yararlı olacaktır.

Son olarak görüşmelerin görüşme odası dışındaki bölümü hakkında da bilgi vermek isteriz. Birçok üniversitede görüşmeler için özel bir saat verilmemekte, adaylardan bir gün içinde sabahtan veya öğleden sonra bölümde bulunmaları istenmektedir. Bu görüşmeye girecek adaylar açısından zor bir durumdur çünkü adaylar sık sık bilemedikleri bir süre boyunca ayakta, bir koridorda beklemek zorunda kalmaktadır. İki üç saat ayakta bekledikten sonra görüşmeye alınmak hemen hiç kimsenin istemeyeceği bir durumdur. Bu nedenle görüşmeye tok karınla gitmeniz, yanınızda su hatta ağrı kesici bulundurmanız gibi pratik önlemleri almanızı salık veririz.

Görüşme için uzun süre beklemenin bir diğer olumsuz yanı, diğer adaylardan etkilenme riskidir. Kimi zaman adayların birbirlerini olumsuz olarak etkiledikleri, görüşmesi biten adayların bekleyen adaylara görüşme hakkında hiç de gerçekçi olmayan şeyler söylediklerini deneyimlerimizden bilmekteyiz. Diğer adaylarla uzun süre beklemenin yarattığı bir diğer risk, adayların görüşmede vermek istedikleri izlenim ile hiç uyuşmayan izlenimleri bekleme aşamasında vermeleridir. Sizinle görüşme yapacak kişilerin sizi oda dışında da değerlendirmekten kaçınmayacaklarını aklınızdan çıkarmayın. Ne kadar uzun süre bekletilirseniz bekletilin, içtiğiniz ayranın kutusunu ortada bırakmış olmanız, yüksek sesle konuşmanız, sıranızı kaçırmanız hoş karşılanmayacaktır.

 

[Önceki Sayfa]                [Sonraki Sayfa]

 

 

 
 

Copyright © 2004  Serdar M. Değirmencioğlu